Evlerin en büyük akşam savaşına hoş geldiniz. Ödevini yaptın mı? Çantanı hazırladın mı? Odana geç ve ders çalış artık.

Bir veli olarak her akşam aynı cümleleri kurmaktan, çocuğunuzun peşinde dedektif gibi koşmaktan yorulduğunuzu çok iyi biliyorum. Öğretmenlik hayatımda, okul başarısının arkasındaki en büyük gizli kahramanın çocuğun kendi içinden gelen sorumluluk bilinci olduğunu gördüm. Sorumluluk duygusu gelişmemiş bir çocuk ne kadar zeki olursa olsun, bir süre sonra akademik hayatta havlu atıyor.

Peki, çocuğumuzu sürekli arkasından ittirdiğimiz bir yük olmaktan çıkarıp, kendi sorumluluğunu alan bir bireye nasıl dönüştüreceğiz? İşte evdeki o bitmek bilmeyen savaşları bitirecek pratik çözüm yolları:

Onun Yerine Sorumluluk Almayı Bırakın (Bırakın Unutsun)

Biz anne babalar kıyamadığımız ya da süreç hızlı ilerlesin istediğimiz için çocuğun yapması gereken her şeyi üstleniyoruz. Çantasını biz hazırlıyoruz, ödevini biz hatırlatıyoruz, odasını biz topluyoruz. Sonra da sorumluluk alsın diye bekliyoruz.

Çocuğunuz okul çantasını hazırlamayı unuttuysa ve ertesi gün okulda zor durumda kaldıysa, bırakın o sonucu yaşasın. Hayatın küçük ve güvenli alanlardaki sonuçlarıyla yüzleşmeyen bir çocuk, sorumluluğun ne olduğunu asla öğrenemez. Sizin göreviniz hatırlatıcı olmak değil, rehber olmaktır.

Süreci Değil, Görevi Devredin

Çocuğa hadi ders çalış demek yerine, sorumluluk alanını net sınırlar etrafında ona teslim edin. Örneğin; akşam 19:00 ile 20:00 arası senin görev saatin. Bu saatte neyi, nasıl yapacağına sen karar vereceksin ama o saatte o masada olacaksın diyerek çerçeveyi çizin.

Siz sürekli masanın başında bekleyip her satırı kontrol ederseniz, çocuk o ödevi sizin göreviniz zanneder. Hata yapmasına izin verin. Varsın öğretmenine eksik ödev götürsün, o sorumluluğun ağırlığını kendisi hissetsin.

Ev İçi Görevlerde Ona Güvenin

Sorumluluk bilinci sadece ders masasında kazanılmaz; hayatta başlar. Evde hiçbir sorumluluğu olmayan, tabağını bile mutfağa götürmeyen bir çocuğun ders masasında bir anda mucize yaratıp sorumluluk sahibi olmasını bekleyemeyiz.

Yaşına uygun olarak odasını toplamak, sofraya çatal koymak, çiçekleri sulamak gibi küçük ev içi görevler verin. Bu görevleri tamamladığında beyninde oluşan başarı ve işe yarama hissi, ders masasına da doğrudan yansıyacaktır.

Sorumluluk Duygusu Başarının En Güçlü Yakıtıdır

Çocuğunuza vereceğiniz en büyük hediye, ona her şeyi hazır sunmak değil; kendi ayakları üzerinde durabilme becerisini kazandırmaktır. Kendi sorumluluğunu alan, planlama yapabilen ve zihnini yönetebilen bir öğrenci için okul dersleri zaten bir problem olmaktan çıkar.

Editör Masası